Kanguru bakımı odaklı yazımız www.kuzobebekucagi.com’dan izinli alıntıdır! 😉

Olgunlaşmaya destek gerek…

“Erken/prematüre doğum”, bebeğin anne karnındaki süresini tamamlayamadan; “dışarıya hazırlığı” tamamlanmadan doğmasıdır. Modern tıp miniğin henüz kırılgan durumdaki yaşamsal sistemlerini destekleyecek çeşit çeşit modern teknik cihazlar kullanıyor. Isı dengeleyip hijyen kontrolü sağlayan kuvözler, gelişimini tamamlamamış akciğerlerin oksijeni yüksek seviyede tutma yardımcısı olarak solunum destekleri, çeşit çeşit ilaçlar… Bir zaman sonra kuvöze titreşimli su yatağı yerleştirip hareket yaratılmayı denemiş, hareketin minişlerin daha çabuk kilo almalarına yol açtığı bilimsel olarak ıspatlanmış. Hareketsiz dururan ancak kalp sesi dinletilen bebeklerin ise daha sakin oldukları, daha iyi uyudukları, daha sık beslendikleri -va tabii daha iyi geliştikleri- keşfedilmiş.

1978’de  Kolombiya’da St. Domingo Hastanesi’nden bir doktor, kuvöz yetersizliğini eldeki imkanlarla aşmaya çalışırken, anne / baba vücudunun “ideal ısıda” olduğundan hareketle bebekleri sadece bezleri ile onların çıplak tenine temas edecek şekilde bağlamış. Bebekler beklenenin ötesinde iyi gelişmiş. Tıp camiasında kulaktan kulağa giderek yayılan bu yöntem, 1984’te UNICEF raporlarına girmeyi başarmış.   Kuvöz bulunmayan yerlerde bu yöntem “paket” diye adlandırılan, basit bir kucaklama yardımcısı ile uygulanıyor. Bebeğin ısı, nefes ve nabzının büyüğünkine uyum sağladığı ve böylece düzende kaldığı gözleniyor. İştahları olumlu etkilen minikler sevgi ve ilginin “sihiri” de eklenince, kuvöze göre daha kısa sürede sağlıklarına ve bağımsız çalışan kendi vücut düzenlerine kavuşuyorlar… “Kangaroo Care/ Kanguru bakımı” adını vermişler bu yönteme. Ana fikir ise bir defada yarım saat ile iki saat arasında bir süre boyunca miniğin çıplak olarak sadece beziyle, büyüğünün yine çıplak göğsüne yatırmak; “can cana” kucaklamak. En fazla iki saat sonra zaten ya alt değişme ya da beslenme ihtiyacı ortaya çıkacak 🙂

Makine desteği de olsa da, kanguru bakımından kopmamak lazımmış

Kanada Pediatri Topluluğu da pek çok gelişmiş ülkeledeki benzerleri gibi bu bakımın stabil durumdaki bebekler için kuvözden daha yararlı olduğunu bilimsel olarak kanıtlayan kuruluşlardan. Araştırmalar “kanguru bakımı”nın sadece kuvözle karşılaştırıldığında hayatta kalma oranlarını yükselttiğini; ciddi hastalıkları, enfeksiyonları ve hastanede kalış süresini ise azalttığını göstermiş. Kalp-nefes-ısı düzeni, uyku ritmi ve sakin uyku süresi, sinirsel gelişimde ve emmede artış, ağrı düzeylerinde ise azalma görülmüş. Ebeveynler de bu süreçten pozitif etkilenmişler daha kuvvetli bir bağlanma yaşayabilmiş,  sadece kuvöze bakarken olduğundan çok daha kuvvetli ebeveynlik hisleri yaşayarak çocuklu hayatın tadına varmaya başlayabilmişler. Erken doğum ve takip eden sağlık srunlarıyla boğuştukları dönemde, tüm ailenin duygusal olarak iyileşmesinde de çok büyük ilerleme gözlenmiş. İnternet taramalarımızda kanguru bakımı veren anneler, babalar ve büyük annelere, ikizlerini paylaşan anne-babalara bolca rastladık – görünüşe göre dedeler halen biraz çekingen -.

İrlanda neonatal sağlık birimi de prematüre bebek ebeveynlerini “kanguru bakımı”na teşvik ediyor.

Yaklaşık 20 yıl sonra ülkemizde de yaygınlaşmaya başlamış.

Artık neyse ki ülkemizde de “kanguru” anılan ve yer yer uygulanmaya başlanan bir teknik olmuş. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Dr. Işılay Altıntaş ile www.bebek.com’un yaptığı röportajdan bir alıntı yapıyoruz;

“… Kanguru bakımının prematüre bebeklerde uyku süresini artırdığı ve bebeğin ağlamasını azalttığı gözlenmiştir. Prematüre bebeklerde en korkulan şeylerden biri de solunumun düzenlenememesi ve nefessiz kalmadır. Kanguru bakımıyla nefessizliğin dört kat azaldığı, solunumun ve kalp seslerinin düzene girdiği dışarıdan oksijen gereksiniminin %50 düştüğü tespit edilmiştir. Prematüre bebeklerde ısı regülasyonu bir diğer önemli konudur. Beden kontağıyla görülmüş ki anne en iyi ısı düzenleyicisi. Bebeğin vücut ısısı düştüğünde annenin vücut ısısı yükseliyor ya da bebeğin vücut ısısı yükseldikçe; anne bebeğe göre vücut ısısını düşürüyor ve bebeğini koruyor. Yine yapılan bir araştırmada saptanmış ki günde 50 dakika anneyle ten kontağı olan çocuklar 8 kat daha fazla emiyorlar. Ten kontağıyla daha fazla süt salgılanması sağlanıyor ve çocuk anne memesine daha çabuk ulaşıyor. Kanguru bakımı uygulanan prematüre bebeklerin hastanede yarı yarıya daha kısa sürede kaldıkları tespit edilmiş durumda. Tüm bu araştırma sonuçlarından görülüyor ki aslında bebeği yaşama bağlayan en önemli şey annesinin sıcak kucağı ve sevgisi. Tıbbi ekip olarak çocuğu yaşama bağlarken annesinden alacağımız desteğin öneminin biricikliğini hiç unutmamalıyız. …”

 

Bu bakımı TÜBİTAK destekli bir siteden okumak isterseniz  buraya tıklayarak, kucaklaşmanın tıbbi serüvenine dair internet gezintinize başlayabilirsiniz 🙂