nedir bu “ergonomi”???

Çiğdem  G. D. (ClauWi taşıma danışmanı, Kuzo kurucusu)

“Ergonomi” kavramı latince “ergon” (çalışma, iş) ve “nomos” (doğa kanunları) kelimelerinin birleşimiyle meydana gelmiş. Wojciech Jastrzębowski’nin 1857 tarihli kitabı “Ergonominin özeti veya çalışma bilimi” başlıklı kitapta ilk defa kullanılmış. 1997’de kitap İngilizce’ye çevirilene kadar da, yaygın bilinirliğe kavuşamamış. Yazarımız “Vojçek” özetle “Şartları mükemmelleştirelim, çalışma verimini artıralım, bunu bir bilim olarak düşünelim ve buna ergonomi diyelim” demişmiş.

ergonomi - ofis infografiği
Şekil 1

Bizim ülkemizde bilgisayar başında çalışmanın yol açtığı rahatsızlıkların (bkz. Şekil 1) yaygınlaşmasından sonra, önleme amaçlı eğitimlerle bu kavram da yaygınlaşmaya başlamış.

ergonomik taşıyıcı???

Şehirlerde uzuuun yıllar süren “Kucaklama, şımarır!” dönemiden sonra bebekleri kucaklama alışkanlığı yeniden, bu sefer teknoloji ile çok değişik şekiller verilmiş kucaklama yardımcılarıyla ve giderek hızlanarak geri dönüyor!!! 🙂

Kucaklama yardımcıları sayı ve çeşit olarak arttıkça, “bebeğin ve taşıyanın vücut işleyişine uygunluk” gerektiğini hatırlamaya başladık, neyse ki…

Aslında en özlü haliyle “Bebeğin gelişimine ve taşıyanın sağlığına saygılı taşıma yardımcıları ergonomiktir” dersek uygun olur. Şimdi saygı duyulması gereken noktalara ve idealimizdeki saygı duyma tarzlarına göz atalım.

öncelikle: kollarda taşımakla kucaklama yardımcısı kullanmanın farkları

  1. Kucağımızda taşırken sadece kollarımızı kullanıyorsak, ellerimizle birlikte süreğen dikkatimiz de minişin üzerindedir. Bedeninin nasıl durduğunu hep hisseder, rahatsız pozisyonlara kayarsa hemen fark eder, düzeltiriz.
  2. İşin doğası gereği sıkça pozisyon değiştiririz, çünkü kollarımız yorulur ve dinlendirmemiz gerekir. Bu arada miniğimizin de farklı duruşlarla dinlenmesini VE vücudunun çeşitli bölgelerinin çalışmasını sağlarız. Hafifçe hatalı bir şekilde tutsak ve fark etmesek dahi bu da kısa süreli olacağından, zararlı bir etki yaratmaya fırsat bulamaz. (Şehirliler olarak ciddi zarar verebilecek tutuşlardan kaçınmaya dair yeterli bilgiyi -neyse ki!!!- halen aile ve arkadaşlardan alıyoruz.)

 

  1. Taşıma yardımcısına yerleştirdiğimiz bir bebeğin gövde ve bacak yerleşimi ise yarım saat-bir buçuk saat arası sabit kalabilmektedir.
  2. Bu arada biz de boş ve özgür olan ellerimizle birlikte süreğen dikkatimizi ondan uzaklaştırmışızdır.
  3. Günler ve haftalarca tekrarlanan bu sabit pozisyonlandırmaların uzun vadede etkili olacağını öngörmek mantığa uygundur.

Dolayısı ile “doğru” yerleştirdiğimizden emin olmamız çok önemlidir!………

bebeklerde ergonomi neleri gerektirir?

İnsan bebekleri, doğduklarında halen bakımımıza son derece muhtaçtırlar. Anne karnındaki kısıtlı yerlerini en verimli şekilde kullanmışlardır; koca beyinlerini güvenceye alan şirin başları da büyüktür, görece olarak oldukça ufak ve güçsüz bir vücutları vardır. Kendi başlarına yürümeye başlamaları ortalama* 12 ay civarı sıkı bir beslenme, hareket, büyüme, gelişim süreci sonrasında olabilir. Bu ancak çok hızlı bir gelişim ve değişim süreci ile gerçekleşirİll yıl bebek ergonomisi ve uygun kucaklama - Kuzo

baş ve boyun

Yaklaşık* 4 ay sonunda yüz üstü yatarken kollarıyla dengeli ve süreğen bir şekilde göğüslerini yerden uzakta tutabilmeye ve o koca başlarını sapasağlam dik tutabilmeye başlarlar. Bebek taşıma danışmanları olarak bebekleri ancak bu aşamada “başını tutabiliyor” kabul ederiz.

Kucaklama yardımcısı bebek başını tumaya başlamadan önce  -ve uyuyorken HER ZAMAN-, bebeğin boynuna ve kulak orta hizasına dek başına mümkün olabildiğince eş dağılımlı ve yeterli** destek vermelidir. Bu desteğin eksikliği, kasları henüz başı taşımaya yetmeyen küçük bebeklerde başın ağırlığı yüzünden omurların hazır olmadıkları bir yük ile zorlanması demek olur.  İlk aylarda bebeğin nefes yolu açıklığı dahi ancak bu destek ile güvenceye alınır… (Çene göğüse düşmemeli, en az iki parmağımız sığacak mesafeden fazla yaklaşmamalıdır)

 

sırt

Anne karnında son üç aydaki hızlı büyüme ile omurgası giderek yuvarlanan ve omurları buna uygun şekillenmiş olarak doğan bebek, dışarı çıktığında ancak kucaklandığında bu “C” şekline kavuşup, rahatlar. Topu topu on iki ayın sonunda ise bu “C” şekli gitmiş, boyun ve belde öne doğru, göğüs ve kuyruk sokumunda arkaya doğru kıvrımları ile erişkin omurgasının temel şekli oluşmuştur. Günden güne ve hızla gerçekleşen şekil değişimine hem hakkıyla alan sağlayıp hem destek olmak, baş ile boynun yanında sırtı da doğal şekli ile sarmalayıp eş dağılımlı ve yeterli** bir destek verebilen taşıyıcılarla mümkündür.

Bebek taşımaya özel dokunmuş dahi olsa sırt panelli taşıyıcılarda, bel kemerinden başka yan kenar ortasından değil, (1)sadece üst köşelerinden sabitlenmesini isteriz. Yoksa bacakların ve gövdenin yükü sırt ortasına baskı yapacaktır.

Ayrıca sabit bir sırt paneli varsa, fazladan sertlik verecek ek kat, dolgu malzemeleri vb. olmayan, (2)kendi şeklini bebeğin sırtına vermeye değil, bebeğin sırt şekline uymaya istekli olanlarının kullanımını onaylarız.

 

kalça

Yeni gelenimizin boyu ilk 12 ayda bir buçuk katına çıkar, bütün vücut oranları değişir. Kalça eklemlerimizin sabitleme mekanizması ise doğum sonrasında “oluşur” -doğumdaki aşırı esneklik ihtiyacı dolayısı ile-.  Bu oluşum, ortam şartlarından doğrudan etkilenir. Sağlıksız gelişim erkenden fark edilmişse,  bacağa doğru pozisyon veren araçların uygun kullanımı ile, eklem gelişimi sağlıklı hale getirilir. Bu bilgilere bakarsak, bacaklara yanlış pozisyon verildiğinde kalça gelişiminin en iyi şekliyle gerçekleşemeyeceğini çıkarsamak zor değildir. Bebekler kundak/ onu bir şekle zorlayan bir taşıyıcı vb. olmadığında, bacaklarını kendi ihtiyaçlarına uygun miktarda karınlarına doğru çeker ve yanlara açarlar (ClauWi Türkiye olarak bebeğin günden güne değiştirdiği bu bacak duruşunun adını   ÇAP (çekme-açma poziyonu) olarak dilimize çevirdik -orijinal Almanca halinde Anhock-Spreizhaltung-).

Ergonomik taşıma yardımcısı”nın sizin de rahatça gözlemleyebileceğiniz ve günden güne değişen bebeğin kendi bacak tutuşunu(ÇAP) güncel doğal pozisyonunda destekleyebilmesini bekleriz – fazladan açmaya ya da kapamaya, yukarı ya da aşağıya zorlamasını değil-.

bacaklar

Minişlerimizin her noktası gibi, diz ve ayak bileği eklemleri de son derece esnektir; yani uzun süreli veya kuvvetli baskılara da hasasstır.

Diz eklemleri herhangi bir baskıya maruz kalmasın ve serbest olsun, miniş ayakları doğal açılarından başka bir duruşa zorlanmasınlar isteriz. Bu yüzden ilk günden itibaren diz kapakları ve alt bacaklar ile ayaklar tamamen serbest olsun isteriz. Dışa dönmeye zorlanma, sıkışma vb. etkilerin ayak gelişimini olumsuz etkileyeceğini öngörürüz. -Yenidoğan aparatları ile uyarlanan büyük çocuk taşıyıcılarını bu yüzden önermeyiz.-

sonuç yerine

yeni doğdum ama bana uygun taşıma şeklini gözüm kapalı anlarım ;)
Yeni doğdum ama bana uygun kucaklama şeklini gözüm kapalı gösterebilirim. Beni kollarınıza aldığınızda kendi durmak istediğim şekilde taşıyabilen kucaklama yardımcısı ergonomiktir, için rahat şekilde alabilirsin onu!   😉

En temel doğrumuz; bebeğin anayurdunun tüm temel bakımverenlerinin kucağı, bağrı olmasıdır. Kucaklamaktan çekinip karşılıklı sevgi ve huzur mahrumiyeti yaşamaktansa, doya doya kucakla(ş)mak en doğru harekettir :)))

Ergonomiye dönersek; bebeği belli bir pozisyona zorlamak yerine bebeği geçtiği aşamalara uygun destekleyebilen kucaklama yardımcıları, bu desteğin uygunluğu oranında “ergonomik”tir! 🙂

Bebeğin vücudunu algılamakla ilgili en temel bilgilere aslında çoğumuz hala sahibiz. Yine de çok çeşitli ve çok cicili araç gereç kafamızı karıştırabiliyor; dünya çapındaki üretici markaların dahi bir kısım bağımsız bebek taşıma danışmanının bilebildiği şeyleri bilmeme ihtimalleri gözümüze uzak görünebiliyor. (Yine de inanılmaz geliyorsa benzer bir örnek: Örneğin halka araba satışı 1892’de başlamış, ancak gözlemlediği aşırı sayıdaki yaralanma sonucu bir doktorun günümüzdeki emniyet kemeri modelini önermesi ve bunun bir standart olarak ilk kabulü 1958’i bulmuş -66 yıl!).

Kısa bir yazı olamadı, biliyorum. Bunlar yeniden “genele yaygın” hale gelene dek kafanızın karıştığı her konuda artık ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan bebek taşıma danışmanlarından destek almaktan çekinmeyin. Danışmanlık alıp bilgisiyle, beden egzersizleriyle, taşıyıcıları kullanımda görerek, kendiniz uygulayarak, düzeltmelerle tekrar uygulayarak bu bilgileri içselleştirmek en kolayı. Ayrıca takıldığınız noktalarda sosyal medyadan da ulaşabileceğiniz eğitimli danışmanlara sorularınızı iletebilir ve en azından temel bazı cevapları alabilirsiniz 😉

Tüm minişler kucağa doysun; sağlık ve mutlulukla, güzel günlere büyüyebilsinler!

 

 

* Ortalama: Çocuklar söz konusu olduğunda her birinin kendi zamanlaması olduğu unutulmamalıdır. Bu yazıda bahsi geçen süreler, matematiksel ortalamalardan esinlenmiştir ve hiç bir bebeği bağlamaz 🙂

**Eş dağılımlı ve yeterli: minişleri kollarınız yerine kucaklayacak kumaşların enine ve boyuna esnememesini isteriz. Böylece kumaşın ortası da, kenarları da bebeğe eşit destek verebilir. Kumaşın uyguladığı baskıyı  bizim ayarlayabilmemiz ve ayarladığımız şekilde kalması mümkün olur. Bu şekilde yetersiz destek veya gereksiz baskı noktaları oluşması engellenebilir. Bebeğimizi kuşanmış yürürken “yaylanmayacak” kadar sabit destek veren kumaşlar idealimizdir. Esnememe ancak uyum sağlama özelliklerinden dolayı, uygun özellikteki dokuma kumaşlar idealimizdir.