Çiğdem G.D. (ClauWi  babywearing danışmanı, Kuzo kurucusu)

Kızıma hamileyken radyodan duyup diktiğim bebekucaklarımı kuzenler çok beğenince, elimdekini verip yenisini dikmeye ya da yenisini dikip, vermeden önce de bir “test etmeye” başlayıverdim. Aşağıdaki fotoğrafta kullandığımız da,  bir kuzen için hazırladığım hediyelerden.  Onu kızımla en zor koşullarda deneyip, onaylamıştık 🙂

O zamanlar (2010) ülkemizde henüz bebekuşanmanın (babywearing) öğretilmesi bir yana, ergonomi kelimesi ve halkalı bebekucağı kullanımı dahi çok azdı. Tek bilgi kaynağım olan yabancı internet siteleri ve videolardan öğrendiğim kadarıyla yol alıyordum. Omuz başımdan kayıp boynuma dayandığı net olarak görülen parça biraz rahatsız ediyordu tabii; ama işte rahatsızlık sebebini bilemeyince, çözümü basit de olsa bulamamışım.

Bolu – Yedigöller gezimizde tüm basamaklarda rahatça sekebilmiş, patikalarda özgürce gezebilmiştik. Fazladan taşıdığımız bir ağırlık olmayınca koca günü akşama değin dağlar, bayırlar, göller, şelaleler arasında özgürce dolaşıp, doğanın bir parçası olarak geçirebilmiştik 🙂

Önemli not: Dağ bayır gezilerinin tutkunları için, daha güvenlikli aparatlar da mevcut. Eğer sıkça doğaya çıkma alışkanlığınız varsa; metal çerçevesi ve beş nokta güvenlik kemeri ile minişi tam güvenliğe alan bu özel taşıyıcılar öneriliyor. (Hem taşıyan hem taşınan açısından havadar olmaları ve doğa gezginlerinin ihtiyaçları düşünülerek şekillendirilmiş olmaları da cabası.)

İyi kullanılan kaliteli taşıyıcılarda çok bir maliyet farkı olmadan ikinci el satış şansı olduğunu da buracıkta hatırlatmış olayım 😉